ROBOTLARIN GELECEĞİ ve GELECEĞİN ROBOTLARI

Teknolojik gelişim öngörüleri ve geleceğin teknolojileri hakkında tahminler yürütmek, ilgili uzmanlar dışındaki kişilere göre bir tür falcılık gibi algılanmaktadır. Oysa halen ulaşılan teknoloji düzeyi ve bu teknolojinin gelişim yönü konunun uzmanı kişilerce bilimsel ve mühendislik ilkeleri içinde irdelenirse, gelecek ile ilgili sağlıklı ve gerçekleşme olasılığı yüksek öngörülerde bulunmak zor değildir. Bu husus gelişmekte olan tüm ilgi alanları gibi robot teknolojisi için de geçerlidir. Robot teknolojisi artık bilimsel ve teknolojik olarak ayağa kalkmış ve ilerlemekte olan bir bilim dalı ve teknolojik birikimdir. Robot teknolojisinin temel ilkeleri bilinmektedir. Tüm eğitim kurumları ve araştırma merkezlerinde değişik düzeylerde de olsa konu üzerinde çalışılmaktadır. Eğitim kurumlarında ve araştırma merkezlerinde değişik düzeylerde çok sayıda proje yürütülmektedir. Gerek donanım ve gerekse yazılım olarak bilinenler ve hakim olduğumuz bu teknoloji birikimi, yeni atılımlar için uygun kritik bir birikim kütlesinin çok üstündedir. Ancak robot teknolojinin çok disiplinli olması ve teknolojik karmaşıklığı önemli bir sınırlama gibi görünmektedirRobot teknolojisinde ulaşılan bu aşamadan sonra yeni robotların üretimini etkileyecek olan etmenleri iki grupta toplayabiliriz: Bunlardan birincisi; daha sistematik bir şekilde teknolojinin düzenli ilerlemesine bağlı olan gelişmelerdir. Gerek donanım ve gerekse yazılım konularında beklenen gelişmelerin benzer kapsam ve düzeyde robot teknolojisine yansıltılması ile robot teknolojisinde ve uygulamalarında önemli teknolojik ilerlemeler beklenmektedir. Bu kapsamda, örneğin duyucu teknolojisinde olası bir gelişmenin aynı düzeyde robot teknolojisine aktarılması olağan bir gelişme sürecidir. Bu tür gelişmeler sınırlı da olsa öngörülebilen teknolojik gelişmelerdir. Robot teknolojisinin geleceğine baktığımız zaman başlıca üç ayrı teknoloji alanındaki gelişmelere çok bağımlı olduğu görünmektedir. Bunlardan ilki duyucu teknolojisidir. Duyucu teknolojisinde ulaşılan düzeyde sürekli ve hızlı bir boyutsal küçülme yaşanmaktadır. Bu husus robot teknolojisinde katlanarak, robot boyutlarında küçülme ve buna bağlı yeni uygulamalar üretimi sözkonusudur. MEMs (Mikro Elektro Mekanik Sistemler) teknolojisinin henüz yeni gelişmekte olması bu konudaki beklentileri daha da iyimser yapmaktadır. Benzer eğilim eyleyici teknolojisinde de yaşanmaktadır. Bilinen eyleyici sistemlerinin giderek küçülen boyutları ile birlikte gelişen yeni uygulamalar daha az güç ve enerji gerektirmekte, bu ise küçülme sürecini giderek hızlandırmaktadır. Yapay kaslar, piezoelektrik malzemeler ve hafızalı malzemeler gibi yeni eyleyici önerileri ile robot tasarımında kullanılabilecek seçenek teknolojilerin artması sonucu tasarlanan ve üretilen robot çeşitliliği de artmaktadır. Duyucu ve eyleyici teknolojisine paralel olarak işlemci teknolojisi ve yapay zeka yazılımları robotların geleceğini belirleyen ve sınırlayan önemli bir hususdur. Ancak işlemci teknolojisindeki gelişmelerin bugünkü düzeyinde robot teknolojisindeki gelişmelere önemli bir engel olmadığı ve yakın zamanda da olmayacağı düşünülmektedir. Robot teknolojisini belki de en az sınırlayan alan yapay zeka yazılımlarıdır. Robot uygulamaları için konunun önemli olmasına rağmen yakın zamanda bu konuda önemli bir darboğaz veya beklenmedik bir sıçrama veya ilerleme öngörülmemektedir. Robot teknolojinin gelişim sürecini ve uygulamaları sayı ve çeşitlilik olarak belirleyen diğer husus ise, bilinen teknolojiyi kullanarak yeni robotların tasarlanmasını ve üretimini sağlayan insan yaratıcılığıdır. Bu konudaki beklenen gelişmeleri ve olası gelişim yönünü ve hızını belirlemek önceki konuya göre daha güçtür. Yeni robotların üretimi veya varolan robotların yeniden tasarımında en önemli etmen, tasarımcının yaratıcılığıdır. Yaratıcılık insanın en önemli özelliklerinden birisidir. Güncel olarak varolmayan sistem, cihaz ve makinaların tamamen insan düş gücünü kullanarak önce insanın düşüncesinde, daha sonra varolan teknolojik olanakları kullanarak fiziksel olarak gerçekleştirilmesi, bilimsel ve mühendislik yaratıcılığı olarak tanımladığımız bir olgudur. Bu tür yaratıcılık bilim ve mühendislik tarihinde her zaman en önde gelen itici güçlerden birisi olmuştur. Varolan bilimsel ve teknolojik bilgi birikimine insanın yaratıcılığının eklenmesi ile teknolojik gelişim sürecimizde çok önemli sıçramalar oluşmuştur. Robot teknolojisindeki önemli beklentilerimizden ikinci grup, bu tür insan yaratıcılığına bağlı ve sıçrama niteliğinde gelişmelerdir.İnsan yaratıcılığından kaynaklanarak gelişen robot teknolojisinde özellikle bir grup robot dikkat çekmektedir. Bu robotlar varolan biyolojik sistemleri (özellikle hayvanları) taklit eden robotlardır. Bu kapsamda yılan, maymun, köpek, böcek vb canlıları görünüm ve işlevsel olarak taklit edebilen çok sayıda robot yapılmıştır. Halen bu tür robotların tasarımı ve geliştirilmesi konusunda değişik merkezlerde önemli çalışmalar yapılmaktadır. Bu tür çalışmaları sistematik bir düzenleme içinde tanımlamak mümkündür, ancak taklit edilmeyi bekleyen canlıların sayısının çok yüksek olması bu çalışmayı güçleştirmektedir. Bu çalışmaların robot teknolojisine en önemli katkısı, varolan teknolojinin robotlar üzerinde yaygın bir şekilde kullanılmasını sağlamak, teknolojinin sınırlarını sınamak ve zorlamaktır. Canlıların robot teknolojisi kapsamında işlevlerinin taklit edilmesi robot teknolojisini etkileyecek ve itici güç oluşturması muhtemel en önemli hususlardan birisidir. Bu kapsamda Biyomimetik gibi yeni gelişmekte olan bilim kollarının önemli katkıları olması beklenmektedirRobot teknolojisinde uygulama düzeyinde yakın gelecek içindeki beklentiler, robot teknolojisi üzerine yoğunlaşmış araştırma merkezleri ve üniversitelerdeki araştırma çalışmalarının sonuçlarına bağlı olarak gelişecektir. Endüstriyel robot teknolojisinin beklentileri daha hafif ve daha hızlı robotlar geliştirilmesi yönündedir. Üretim maliyetlerinin azaltılması üretim mühendislerinin robot teknolojisinden bekledikleri en önemli hususdur. Benzer şekilde endüstriyel nitelikli gezer robotların üretim maliyetini azaltıcı ve üretim hızını arttırıcı etkileri beklenmektedir. Bu beklentiler tüm robot uygulamalarında vardır. Giderek artan hassasiyet, güvenirlik, ve azalan maliyetler genel beklentiler içinde ön sırada yer almaktadır. Uygulama düzeyinde robot teknolojisinin geleceğini iki boyutta düşünmek gerekir. Varolan uygulamaların giderek genişlemesi ve yaygınlaşması bunlardan birisidir. Endüstriyel, tarım, askeri, tıp ve diğer uygulamalarda kullanılmakta olan robotlar giderek sayı olarak çoğalacak, kalite ve güvenirlikleri artacaktır. Bu konuda her sektörde az veya çok daha iyimser olmak için bir eğilim vardır. Bu eğilimin gelişen üretim teknolojisi ile artarak süreceği ve yakın zamanda bazı konularda insan müdahelesine gerek kalmadan bazı işlerin diğer teknolojilerin izin verdiği en iyi şekilde yapımı mümkün olabilecektir. Robotların diğer gelişim yönü, varolan uygulamalara ek yeni uygulamalar üretilmesidir. Bu konu daha çok yaratıcılık istemekle birlikte hem gündelik yaşantımızda, hem de tüm sektörlerde robot teknolojisi uygulaması ile ilgili çok büyük boşluklar olduğu düşünülmektedir. Bu boşlukların robot teknolojisi ile doldurulması, güncel bilgi birikimize göre, teknolojik olmayıp, daha çok ekonomik kararlara ve ayrılacak insangücü ile orantılıdır. Yeni robot uygulama alanlarının üretilmesi ise tamamen insan düş gücüne bağlıdır. Bu kapsamda robot teknolojisinin yaygınlaştırılması, özellikle her düzeyde eğitim kurumlarında robot teknolojisi konusunda çalışmalar yapılması, mümkün olduğu kadar çok sayıda insana bu teknolojinin ulaştırılması ile insanlarda varolan yaratıcılık yeteneklerinin bu konuya yönlendirilmesi ile olası robot çeşitliğinin artırılması hedeflenmelidir karakaplan25.blogcu.com